jump to navigation

M. Fethullah Gülen Hoca Efendi’nin Kaleminden Eşsiz Eserler Eylül 28, 2008

Posted by İslam in Sohbetleri.
Tags: , , , , , , , ,
add a comment

M. Fethullah Gülen Hoca Efendi’nin Kaleminden Eşsiz Eserler | CHM | 19,7 MB
Asrın Getirdiği Tereddütler 1
Asrın Getirdiği Tereddütler 2
Asrın Getirdiği Tereddütler 3
Asrın Getirdiği Tereddütler 4
Hitap Çiçekleri
Kalbin Zümrüt Tepeleri
Fasıldan Fasıla 1
Fasıldan Fasıla 2
Fasıldan Fasıla 3
Prizma 1
Prizma 2
Prizma 3
Sonsuz Nur 1
Sonsuz Nur 2
Sonsuz Nur 3
Cihad
Kader
Kırık Mızrap
Ölçü 1
Ölçü 2
Ölçü 3
Ölçü 4
İnancın Gölgesinde 1
İnancın Gölgesinde 2
Çağ ve Nesil
Buhranlar Anaforunda İnsan
Yitirilmiş Cennete Doğru
Zamanın Altın Dilimi
Günler Baharı Soluklarken
Yeşeren Düşünceler
Ölüm Ötesi Hayat
Ruhumuzun Heykelini Dikerken
İrşad Ekseni
Küçük Dünyam

- İndir -
http://rapidshare.com/files/14321714…ERLER.chm.html

Kadir gecesi makalesi Eylül 26, 2008

Posted by İslam in Dini yazılar.
Tags: , , , , , ,
add a comment
Kadir, kadrini bilenler gecesidir

Yarın Kadir Gecesi. Kadrin kadrini bilenlerin gecesi. Ne demek Kadir’in kadrini bilmek? Bir ölçü mü var elimizde bununla alakalı? Değerlendirme kriterleri mi sunmuş bize Nebiler Sultanı (sas)? Şöyle yapan, böyle davranan Kadir’i kadriyle değerlendirmiş mi demiş?
Daha da uzatılabilecek bu minvaldeki bütün sorulara toptan cevabımız; evet. Bir değil birçok ölçü var elimizde. Hem de şaşmaz ve şaşırtmaz rehber Kur’an’da; kavlî beyanları, fiilî tatbikatları ile Efendimiz’de; 15 asırlık mazimizde oluşan gelenek ve göreneklerimizde.

Önce Kur’an. Buyuruyor ki Allah: “Biz Kur’ân’ı indirdik Kadir Gecesi. Bilir misin nedir Kadir Gecesi? Bin aydan daha hayırlıdır Kadir Gecesi! O gece Rab’lerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner… Artık o gece bir selamettir gider… Tâ tan ağarana kadar…” Bir şey dikkatinizi çekiyor mu; Allah bu geceye bin aydan daha hayırlı diyor. Demek O’nun Kadir’e bakışı bu. O halde, Kadir’e Allah’ın baktığı gibi bakan insan, Kadir’in kadrini bilen insan demektir. Onu sıradan bir gece gibi gören kişi ise sadece nasipsizdir.

Efendimiz’e (sas) geçelim: Kavlî beyanları: Bir; “Kim inanarak ve sadece sevabını Allah’tan umarak Kadir Gecesi’ni ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, Savm, 6) İki; “Ondan mahrum olan, çok büyük şeyden mahrum olmuştur.” (Müsned, 2/230)

Fiilî tatbikatı; Kadir Gecesi’nin içinde gizli olduğu Ramazan’ın son on gününde itikafa girmiş, sabahlara kadar namaz, dua, istiğfar, tefekkür ve zikirle vaktini geçirmiştir.

Ve 15 asırdır Kur’an ve Hz. Peygamber (sas) kökenli bu teorik ve pratik değerleri hayatlarına taşıyan İslam dünyası. Bunları anlatmak bu köşenin hacmini aşar. Çünkü Kadir başta mübarek gecelerin sadece Osmanlı’da nasıl kutlandığına dair onlarca kitap vardır bugün piyasada. Bunların günümüzdeki yansımaları ise sabahlara kadar cami ve türbe gezmeler, Kur’an tilavetleri, canan sohbetleri, tesbih namazları, dilhûn gönüllerle gönülleri dilhûn eden dua ve istiğfarlar.

İlave bir şey söyleyecek ve bir teklif sunacağım sizlere; namaz, Kur’an tilaveti, dua, niyazın yanında tefekkür ve tezekküre de zaman ayıralım yarın gece. Biraz muhasebe yapalım. Bütün bir hayatımızın muhasebesi değil; o daha uzun bir zaman isteyebilir. Sadece ve sadece bu Ramazan’da, geçen 27 gün içinde ne yaptık; bunu düşünelim. “Olan” ile “olması gereken” arasında mesafe var mı yok mu, bunu ölçelim. “Diş macunu ile dişleri fırçalamak orucumu bozar mı diye düşündüğüm kadar, oruçlu ağzımla arkadaşımın gıybetini yaptım; orucum bozulup bozulmadığını merak ettim mi” diye soralım kendimize? Muhasebe sonucu cevabımız “evet” ise problem yok; ama “hayır” ise, bunu masaya yatıralım ve kendimize “demek ki sen, midene oruç tutturduğun kadar diline oruç tutturamamışsın!” diyelim. “Bu Ramazan geçti ama söz Allah’ım eğer ömür verirsen bir daha ki Ramazan’a…” diyelim.

Gerekli mi böyle bir şey? Ben iki hadis aktarayım, gerekli mi gereksiz mi olduğuna siz karar verin: “Nice oruç tutanlar vardır ki kendisine kuru açlıktan başka bir şey kalmaz.”, “Yalan sözleri, lâubali davranışları terk etmeyen kişinin yeme ve içmesini terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur.” (I.Mace, Sıyam, 21)

Kadir, Kadir’in kadrini bilenlerin gecesidir. Ne mutlu onlara. Dua istirhamıyla.


AHMET KURUCAN, ZAMAN
a.kurucan@zaman.com.tr
25 Eylül 2008, Perşembe

Kamerun’daki Türk Okulu’nun Ağlatan Hikayesi Eylül 26, 2008

Posted by İslam in Gündemden.
Tags: , , ,
add a comment
Kimsenin bilmediği kahramanlık öyküsü Türkiye’de okuyan Afrikalı öğrencileri bir araya getiren iftar yemeğinde ortaya çıktı. Tek sermayeleri dişlerinden tırnaklarından artırdıkları parayla aldıkları evleri ve kara günler için bir köşeye koydukları bir miktar paraydı. Ancak Sür ailesi, hiçbir karşılık beklemeden bütün varlıklarını Kamerun’da bir Türk okulunun açılması için bağışladı.
Kimi Etiyopya’dan kimi Mısır’dan… Hatta değil haritadaki yeri, adını bile bilmediğimiz Afrika ülkelerinden Türkiye’ye gelmiş bu öğrenciler. Ülkeleri, kültürleri hatta dilleri bile farklı. Türkiye’nin farklı üniversitelerinde eğitim gören bu öğrencileri bir araya getiren şey ise AKSİAD’ın verdiği iftar yemeği.
İftar yemeğine Afrikalı öğrenci ile birlikte büyükelçilik yetkilileri de katıldı. Ramazan’ın mutlu atmosferinde bir araya gelen öğrenciler, kendilerine bir an için bile olsa sıcak evlerinde gibi hissettiler.
Bu tatlı iftarda ortaya çıkan bir kahramanlık öyküsü ise gözleri yaşarttı. Afrika Ülkeleri Sosyal-Kültürel ve Ekonomik İşbirliği Derneği, Kamerun’da bir Türk okulu açmak için hareket geçmiş, okul arsasını bulmuş ancak maddi imkansızlıklar sebebiyle inşaata bir türlü başlanamamıştı.
İşte ümitlerin bir bir tükenmeye başladığı bu günlerde, kader AKSİAD’ın karşısına Sür ailesini çıkarmış. Özden Hanım ve Halil Bey, yıllarca didinip uğraşmışlar, biriktirdikleri para ile bir ev almışlardı. Kamerun’da okul yapmak için para ihtiyacı olduğunu duyunca hiç düşünmemişler, evlerini satıp okul inşaatına bağışlamışlardı.
Okul inşaatı tamamlanmış tamamlanmasına ancak içinde ne masa, ne de bilgisayar varmış. Sür ailesi yine sahneye çıkmış ve kara günler için bir kenara koydukları bütün parayı da okula bağışlamışlar. Böylece Kamerun’un Gavundere şehrinde bir Türk okulu eğitime başlamış.
Sür ailesi yaşanan olaylar anlatılırken sanki bu hikayenin kahramanı kendileri değillermiş gibi iki büklüm ve başları önlerinde beklediler. Halil Bey bir emrivaki ile kürsüye davet edildiğinde ise gözleri doldu, kelimeler boğazına düğümlendi. Dudaklarından zor da olsa bir iki cümlecik çıktı.
Halil Kaya Sür:
Mahcup ettiniz. Biz bu sözlere layık değiliz. Hakkınızı helal edin. Hizmetlerinizin devamını dilerim Cenab-ı haktan.
Özden Hanım ve Halil Bey’in yardım elini uzattığı Afrikalı öğrenciler etraflarını sardığında, yaşlı gözlerin yerini mutluluk aldı. Öğrencilerin şükran ifadeleri de bizim anlayacağımız dilden oldu.
Tanzanyalı Öğrenci Ali Yusuf:
Anladım ki Türk insanları bu kadar güzel insanlar. Çünkü biz bayağı uzaktayız. Afrikadayız. Ama bizi orada bile düşünüyorlar. Gönüllerimiz bir. Kendi özümden, orada eğitim ihtiyacı olan Afrikalı öğrenciler adına çok teşekkür ediyoruz. Allah ömür versin. Allah ne isterseniz versin. Diyecek sözüm bile yok.
Türk gönüllülerinin Afrika ülkelerinde yaptığı onca güzel iş, iftara katılan elçilikleri de mutlu etti.

Samanyolu Haber